+90 530 862 40 44

Sosyal Medyada Biz}

‘Sonbahara formda başlayın’

‘Sonbahara formda başlayın’

Sıcak günleri yavaş yavaş geride bıraktığımız, sonbaharın başladığı bu günlerde beslenme düzenimizde de değişimler başladı.

Genelde çoğu kişi yaz mevsiminde zayıflarken sonbahar ve kış döneminde kaybettiği kiloları tekrar alıyor ne yazık ki. Çoğu kez istenmeyen bu duruma engel olmak için şimdiden harekete geçmelisiniz. Her zaman vurguladığım gibi bu dönem için de geçerli en etkili çözüm dengeli beslenmektir.

Özellikle gereğinden fazla aşırı beslenme kilo almanıza yol açarken, kendinizi aç bırakmak da işe yaramayacaktır. Gıda tüketimi konusunda dengeli beslenme modelini göz önünde bulundurmalısınız. Bedeninizin gereksinmesini karşılayamayacak kısıtlamalar yapmamalısınız.

Çünkü bu durum hem metabolizmanızı yavaşlatacak hem de yorgunluk ve halsizliğe yol açacaktır. Bu nedenle beslenme konusunda bilinçli davranmalı; yanlış diyet uygulamalarıyla kendinize eziyet etmekten kaçınmalısınız. Çok fazla kısıtlayıcı olmadan ancak aşırıya da kaçmadan, her besin grubuna beslenmenizde yer vermelisiniz. Peki neler mi yemelisiniz bu dönemde? O zaman anlatmaya başlıyorum.

Sonbaharda nasıl beslenmeli ?

Özellikle bol vitamin ve mineralli gıdalara en çok bu zamanlarda ihtiyacınız var. Çünkü alacağınız vitaminler bağışıklık sisteminizi uyarır ve vücudunuzu daha dirençli hale getirerek hastalıklara karşı korunmanızı, daha enerjik olmanızı sağlar. Bu geçiş döneminde öncelikle C vitamininden zengin sebze ve meyve tüketimi oldukça önemli. Örneğin kahvaltıda maydanoz, nane, roka, tere gibi mevsim yeşilliklerine mutlaka yer verilmeli.

Ara öğünlerde yüksek miktarda C vitamini içeren turunçgiller, kivi, muz gibi renkli meyveleri diyetinize eklemelisiniz. Dilerseniz bu meyvelerden taze sıkılmış meyve suyu olarak da yararlanabilirsiniz.

Ancak hazırladığınız meyve suyunu vitamin kaybına uğramadan hemen tüketmelisiniz. Yine ara öğünlerde kuşburnu, ıhlamur gibi sizi hastalıklardan koruyacak çaylar içmenin de tam zamanı. C vitamininden zengin bu çayların içine zencefil ve limon dilimleyip isterseniz bir miktar kadar bal da ilave edebilirsiniz. Bu karışım sizi hem soğuk algınlığından koruyacak hem de vücut direncinizi artırarak daha enerjik olmanızı sağlayacaktır. Yine bu dönemde A vitamininin de büyük etkisi olacaktır.

Yumurta sarısı, yağa dikkat etmek şartıyla et ve süt ürünleri, havuç, kuru kayısı, çekirdekli siyah kuru üzüm, domates, yeşil yapraklı sebzeler gibi A vitamininden zengin gıdalardan da yararlanmalısınız. Omega-3 yağ asitleri de sağlığımız için A ve C vitaminleri kadar elzemdir.

Bunun için haftada 1-2 kez balık tüketimine özen gösterilmelidir. Balık tüketimi içeriğindeki omega-3 ve çinko sayesinde özellikle bu dönemde enfeksiyonlara karşı, depresyondan korunmak için adeta bir kalkan niteliğindedir. Bununla beraber ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişlerin de aşırıya kaçmadan tüketimi omega-3 açısından yarar sağlayacaktır.

Keten tohumunun da benzer etkileri olduğunu söylemek mümkün. Çorbalara, salatalara, yoğurda keten tohumu ilavesi yapılabilir. Hem bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeye hem de bağırsakların düzenli çalışmasına katkı sağlar. Mesela içinde havuç, kabak, brokoli, lahana, karnabahar, kırmızı biber, sarımsak bulunan sebze çorbaları yapabilir ve yapmış olduğunuz çorbalarınıza keten tohumu ekleyerek hem sağlığınızı hem de formunuzu koruyabilirsiniz.

Günlük yoğurt tüketimi de içeriğindeki probiyotikler sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasında ve zayıflama konusunda işe yarayacaktır. Yoğurdun içine hem aroma vermek, hem de daha uzun süre tok kalmayı sağlamak için tarçın, zerdeçal ilaveleri yapılabilir.

Demir yönünden zengin gıda tüketimi de bu dönemde kendinizi daha dinç hissetmenizde oldukça etkili olacaktır. Bunun için öncelikle kansızlık problemi yaşayan kişilerin birkaç ayrıntıya dikkat etmesi önemli.

Örneğin et yemeklerinin yanında demir emilimini artırmak için C vitamininden zengin olan salata veya sebze grubu bulundurmaya özen gösterilmelidir. Kahvaltıda yumurta ile beraber yeşillik tüketimine özen gösterilmelidir. Aşırı çay ve kahve tüketiminden kaçınılmalı çünkü kafein alımı sınırlandırılmazsa demir emilimini olumsuz etkileyecektir.

Ancak günde 1-2 fincan kadar kahve tüketmenizde bir sakınca yoktur. Ara öğünlerde genellikle yağlı olan ve aşırı şeker içeren işlenmiş ürünler yerine bir miktar kuruyemiş ve kuru meyve tüketilebilir. Böylece hem istenmeyen kilo alımının önüne geçmiş olursunuz hem de sağlıklı beslenmiş olursunuz. Ve her dönemde olduğu gibi bu dönemde de bol sıvı tüketimi önemli.

Özellikle bol su içmeyi ihmal etmemelisiniz. Suyun toksinlerin vücuttan atılması, sağlığın korunması ve fazla kilolardan kurtulmak için başlıca içecek olduğunu unutmayın. Özetle havaların soğuduğu bu günlerde kendinize dikkat edin ve sağlıklı beslenmeyi asla ihmal etmeyin. Daima formda kalmanız dileğiyle, mutlu bir sonbahar dilerim.

Dyt. Dilara YILDIZ
 Beslenme ve Diyet Danışmanı

28 Ağustos 2018

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN